Üniversite Hastaneleri Alarm Veriyor

10

Üniversite Hastaneleri Alarm Veriyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın Twitter’dan yaptığı paylaşıma yanıt vererek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki sahur davetine katılan gençlerle bir araya geldi, öğrencilerin sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanlığının resmi Twitter hesabı üstünden de canlı yayımlanan sahur programında Türkiye’nin çok tartışılmayan lakin en ağır sorunlarından birini de açıklayan Erdoğan, üniversite yönetimlerine eleştirilerde bulunarak Tıp Fakültelerinin korkunç bir borç içerisinde olduklarını ifade etti. Üniversite Tıp Fakültelerinin devlete devir edilmesi gerektiğini ifade ederek işin idari yönetiminin Sağlık Bakanlığına bırakılması çağrısında bulunduklarını aktaran Erdoğan, buna itiraz edildiğini anlatarak, “Kardeşim batırıyorsunuz bizi, maliyet oldukça yüksek. Biz bunun altından kalkamayız ki” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘altından kalkamayız’ diyerek durumun ciddiyetini vurguladığı üniversite hastaneleri sorunu aslında yeni değil. Her 10 yılda bir iflasın eşiğine gelen üniversite hastaneleri krizi son olarak geçtiğimiz Mart ayında gene gündeme gelmişti. O dönem 45 üniversite hastanesi artan borç yükünü karşılayamadıkları için kapısına kilit vurma noktasına gelmişti. Hastane sarf malzemelerini dahi alamayan kurumlar çareyi devlete başvurmakta bulmuştu. Yaklaşık 3,5 milyar TL’yi bulan borç da Maliye Bakanlığı tarafından üstlenilmişti. Maliye’ye borçlanan Üniversite hastaneleri de bu borçlarını 2020’den sonra taksit taksit ödeme kolaylığına kavuşmuştu.

YÜKSEK KALİTE DÜŞÜK HİZMET: Uzmanlara göre üniversite hastanelerinde kronik krize neden olan borç batağının altında birçok neden yatıyor. Türkiye sağlık sisteminde 355’i özel olmak üzere toplam bin 191 hastane bulunuyor. Bu hastenelerden 77’si de üniversite hastanesi. Bunların 836’sı Sağlık Bakanlığı’na bağlı. Üniversite hastaneleri, gerek yetiştirdikleri doktorlar, gerekse de tıptaki yüksek kalite ortalamalarıyla Türkiye’de sağlık sisteminin bel kemiğini oluşturuyor. Ancak bağlı bulundukları üniversiteler tarafından yönetilen hastaneler her dönem atışmaların merkezinde yer aldı. Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastane çalışanları, devlet kadrosundaki memurlar ve işçiler iken üniversite hastaneleri kendi çalışanlarının maaşını hastane döner sermayesinden ödemek zorunda. En büyük gider kalemlerinden birini teşkil eden personel istihdamı, SGK ile yapılan uzlaşmalardan gelen düşük ücretlendirmeler sebebi ile bu hastanelerin önündeki en büyük kriz maddesini oluşturuyor.

Uzmanlar, Bakanlığa bağlı diğer hastanelerle aynı SGK ücretini alıp daha yüksek kalitede sağlık hizmeti veren bu kurumlara SGK bütçesinden daha yüksek yüzdeli ödemelerin yapılması gerektiğine ilgi çekiyor. SGK’nın üniversite hastanelerindeki ameiyat ve tedavi masrafları için belirlediği ücretlerin reel olmadığını söyleyen uzmanlara göre bu sayılar her yıl güncellenmeli.

Hastaneler için en büyük handikap ise özel firmalardan aldıkları sarf malzemeleri. Sağlık Bakanlığı hastanelerinde devletin temin ettiği malzemeleri üniversite hastaneleri kendi döner sermayelerinden almak zorunda kalıyor. Buna mukabil gene SGK’nın belirlediği düşük ücretlendirmelerden ödemelerini geri alıyor. Uzmanlar bu sorunun da ödemelerin ya devlet garantisine alınması veya ücretlendirmenin sıklıkla güncellenmesiyle aşılabileceğine ilgi çekiyor.

YASTIK ALTI BİRİKİMLERİNİZİ SİSTEME SOKUN

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara Ticaret Odası’nın iftar programında da hesaplı krizi değerlendirdi. Erdoğan yurttaşlara seslenerek “yastık altında tutulan” döviz, para ve altınları bankalara yatırma çağrısı yaptı. Erdoğan, “Evinizde yastık altında tuttuğunuz dövizlerinizi, para ve altınlarınızı bankalara iştirak şirketlerine yatırarak sisteme sokun ve ülkemizin büyümesine hep birlikte katkıda bulunun. Kaynağa ihtiyacı var. En büyük kaynak milletimizin, işadamlarımızın endüstri tüccarın kendisidir” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here