‘Taklitçi Hastalık’ Alerjik Rinit Nedir?

23

'Taklitçi Hastalık' Alerjik Rinit Nedir?

 

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. İsmet Bulut, yaptığı açıklamada, allerjik rinitin burunda akıntı, tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırık gibi semptomlara neden olan inflamatuvar bir sorun olduğuna işaret etti.

Alerjik rinitin dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20-40’ını etkilediğinin tahmin edildiğini dile getiren Bulut, sorunun bölgeler arasında önemli farklılıklar gösterdiğini aktardı.

Doç. Dr. Bulut, sorunun görülme sıklığının giderek arttığını, farklı iklim koşullarının sorumlu alerjen çeşidini etkilediğini dile getirerek, “Bu nedenle bölgesel farklılar, görülme sıklığında değişikliğe sebep olmaktadır. Bölgelere göre değerlendirildiği vakit en düşük sıklığın yüzde 16,1 ile Doğu Anadolu’da, en yüksek sıklığın ise yüzde 27,5 ile Marmara’da olduğu bildirilmiştir. Alerjik rinit sıklığının kentsel bölgelerde, kırsal bölgelerden daha sık olduğu yapılan çalışmalarda rapor edilmiştir.” şeklinde konuştu.

“Hastaları en fazla burun tıkanıklığı rahatsız ediyor”

Doç. Dr. İsmet Bulut, sigaranın allerjik rinit gelişiminde iç ortam hava kirliliğine katkıda bulunan en önemli faktör olduğunu ve buna maruz kalmanın hem allerjik hastalığın şiddetini hem de alerjen duyarlılığını artırdığını vurguladı.

Bulut, “Hapşırık, burun kaşıntısı, akıntısı ve tıkanıklığı, allerjik rinitte en çok görülen semptomlar arasındadır. Birçok hasta boğaz, kulak ve damak kaşıntısı da tariflemektedir. Duyarlı olunan alerjene maruziyetle semptomların tetiklenmesi tipiktir.” dedi.

Alerjik rinitte en yaygın tetikleyici faktörlerin ev tozu akarı, küf sporları, evcil hayvan ve hamam böceği gibi sene boyu karşılaşılan ev içi alerjenlerle, polen ya da mantar gibi ev dışı etkenler olduğunu vurgulayan Bulut, bazı bireylerin ev içi, bazılarının da özellikle ilk baharda ve mevsim geçişlerinde şikayetlere neden olabilen ev dışı alerjenlere duyarlı olabildiğini aktardı.

Bulut, burun tıkanıklığının, allerjik rinitte hastaları en çok rahatsız eden semptom olduğunu anlatarak, allerjik rinitin hayat kalitesini olumsuz yönde etkilediğini kaydetti.

“Alerjen spesifik immünoterapiyle tam kontrol sağlanıyor”

Alerjik rinitin en çok karşılaşılan kronik hastalıklardan biri olduğunu ve bu olumsuz etkilerin getirdiği hesaplı ve sosyal yükün de önemli bir sorun olduğunu aktaran Bulut, ayrıca sorunun başka hastalıklarla da karıştırılabildiğini ifade etti.

Doç. Dr. Bulut, özellikle viral enfeksiyonların belirti ve bulguları ile alerjik rinit kliniğinin benzerliğinin, allerjik rinit tanısının atlanmasına neden olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

“Özellikle sıklıkla nezle olma, sık aralıklarla üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme yakınması olan hastalarda allerjik rinit olabileceği akla getirilerek, gerekli değerlendirmenin yapılması, duyarlı alerjenin belirlenmesi oldukça önemlidir. Böylece lüzumsuz antibiyotik kullanımının da önüne geçilebilir. Özellikle viral enfeksiyonların belirti bulguları ile alerjik rinit kliniğinin benzerliği, allerjik rinit tanısının atlanmasına sebep olmaktadır. Sıklıkla ateş, halsizlik ve kas ağrıları gibi semptomların olması, burun kaşıntısının olmaması ve tablonun 7-10 gün içerisinde gerilemesi akut enfeksiyonu düşündürmelidir. Bakteriyel sinüzitte, yüz ve baş sızısı, basınç hissi, pürülan burun akıntısı ve sürekli burun tıkanıklığı bulunabilir. Ayrıca detaylı bir hikâye alınması ile şikayetlerin sene içindeki mevsimsel değişimi de sorgulanarak allerjik rinit ayrımı yapılabilir. Bu nedenle hastanın immünoloji ve allerji hastalıkları uzmanına yönlendirilmesi oldukça önemlidir. “

Şikayetleri olan hastalarda sorumlu alerjenin tesbitine yönelik yapılacak deri ve kan testlerinin değerlendirilmesi ile tedavinin düzenlenebileceğini belirten Bulut, bu sayede hastaların şikayetlerinin kontrol altına alınabileceğini kaydetti.

Doç. Dr. Bulut, ev içi alerjen kaynaklarına yönelik alınacak korunma önlemlerinin hastalık kontrolünün sağlanmasında önemli bir aşama olduğuna işaret ederek, “Kontrollerde tedavi ve önlemlere karşın şikayetleri devam eden seçilmiş hastalarda allerji ve immünoloji uzmanı hekimlerce uygulanan alerjen spesifik immünoterapi (alerji aşısı) ile hastalığın seyri tamamiyle değişmiş olup, tam manasıyla kontrol sağlanabilmektedir.” bilgisini verdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here