Kirli havuz ve denizden göz enfeksiyon kapabilir

12

Kirli havuz ve denizden göz enfeksiyon kapabilir

 Göz Hastalıkları Uzmanı Öğretim Görevlisi Dr.  Özgür Yaşar, “Eğer steril bir havuzda yüzmüyor ya da kirli bir denize giriyor isek çok rahatlıkla gözümüze mikroplar bulaşabilir. Bu nedenle katiyetle temizliğinden emin olmadığımız sularda serinlememeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Yaşar, yaptığı yazılı açıklamada yüzmenin gözlere tesiri hakkında uyarılarda bulundu.

Yüzerken göze mikropların bulaşabileceğine işaret eden Yaşar, “Eğer steril bir havuzda yüzmüyor ya da kirli bir denize giriyor isek çok rahatlıkla gözümüze mikroplar bulaşabilir. Bu nedenle katiyetle temizliğinden emin olmadığımız sularda serinlememeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Göz hastalıklarında hemen tedaviye başlamak önemli”

Dr. Yaşar, kızarıklık, batma, çapaklanma gibi belirtiler başladığında öncelikle yüzün bol temiz suyla yıkanması gerektiğinin önemine değinerek, şunları ifade etti:

“Her gün keyifle içtiğimiz ılık siyah çayın suyuyla göz çevresinin pansumanını yapabiliriz. Temiz bir pamuğu ılıtılmış siyah çayın demiyle ıslatarak göz çevremizi bu pamukla silebiliriz. Siyah çayın antimikrobial özellikleri hastalığı iyileştirmekte ya da kontrol altına almakta bize yardımcı olur. Bunun yanında temiz bir suya konulmuş birkaç damla bebe şampuanı da aynı görevi görebilir. Doktora gidene kadar bu yöntemlerle hastalığın ilerlemesini kontrol altına alabiliriz.”

Kontakt lens ile katiyen deniz ya da havuza girilmemesi gerektiğine işaret eden Yaşar, bu durumun göze mikrop bulaşmasını birkaç kat kolaylaştıracağını ifade etti.

Yaşar, şayet lenslerle havuza girildiyse, lensleri çıkartıp lens solüsyonuyla gözlerin yıkanması gerektiğine dikkati çekerek, “Lenslerimizi de gene lens solüsyonuyla güzelce yıkayıp gene lens solüsyonlu bir kabın içinde bir süre bırakmalıyız. Eğer konjonktivit bulguları başlar ise o vakit yukarıda dile getirtiğimiz siyah çay ya da bebe şampuanıyla göz çevresi temizliğine başlayıp en kısa sürede göz hekimimize başvurmalıyız.” yorumunu yaptı.

Havuzda hiç mikrop olmadan da havuz hijyeni için kullanılan klor ve ilaç seviyelerinin de gözde rahatsızlığa neden olabileceğini belirten Yaşar, şu bilgileri verdi:

“Kontrolleri iyi yapılmayan ya da bilinçsizce bakım yapılan yüzme havuzları gözde kimyevi tahrişe yol açabilmektedir. Bu nedenle şayet yüzdükten hemen sonra gözlerimizde yanma kızarıklık ve batma hissediyorsak bolca temiz suyla gözlerimizi yıkamalıyız. Ardından hekime ulaşana kadar eczaneden gözyaşı damlası alarak gözümüze günde enaz 4 kere damlatabiliriz. Bu önlemler ile göz hekimimize ulaşana kadar durumun daha fazla ilerlemesini engelleyebiliriz. Kısacası yüzmek sağlığımıza yararlıdır. Bolca bilinçli yüzün ve mümkünse yüz üstü yüzün… Yüz üstü yüzmek omurgamıza ve sağlığımıza daha yararlıdır. Ama bu eğlenceli aktiviteyi yaparken de yukarda dile getirtiklerimize dikkat ederek göz sağlığınızı ihmal etmeyin.”

“Belirtiler tedavi gecikirse artarak devam edebiliyor”

Verilen bilgiye göre, göz organının mikroplarla kontamine olarak enfekte olmasına konjonktivit deniliyor. Konjonktivit çoğunlukla bakterilere, virüslere ya da mantarlara bağlı oluşuyor. Konjonktivit tedavisi mümkün bir göz hastalığı. Günümüzdeki yeterli antibiotik ve antiinflamatuar ajanlar bu durumun tedavisinde epey etkili. Genellikle mikroplarla karşılaştıktan sonra bir iki gün içinde gözde kızarıklık, batma, sulanma, çapaklanma ve yanma gibi belirtiler başlıyor. Bu belirtiler şayet tedavi gecikirse artarak devam edebiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here