Ender bulunan Sığla ağacı Anadolu’nun şifa kaynağı!

28

Dünyada nadir görülüp Türkiye’nin güneybatı kesimlerinde yoğun bulunan sığla ağaçları yara iyileştirici, deri güzelleştirici yağı, çok özel aromatik kokusuyla yüzyıllardır Anadolu’nun şifa kaynaklarını arasında yer alıyor. Muğla’da 3 yılda bir kere sıkılan sığla yağının kilogramı ihale ile Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 400 liraya satılıyor.Haberler: Dünyada nadir bulunan o ağaç Anadolu'nun şifa kaynağı!

Dünyada nadir görülen, Türkiye’nin güneybatı kesimlerindeyse yoğun olarak bulunan sığla ağaçları, yara iyileştirici, deri güzelleştirici yağı, çok özel aromatik kokusuyla yüzyıllardır Anadolu’nun şifa kaynaklarını arasında yer alıyor. 

Muğla ve ilçelerinde senenin 11 ayı yapraklarını dökmediği için canlı kalan sığla ağaçları, inanılmaz manzarası ve insana rahatlık veren eşsiz aromatik kokusuyla yürüyüş ve seyahat yapmak isteyenler için cazibe unsuru.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Duru, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplum arasında “günnük ağacı”, “güzellik ağacı” veya “ağlayan ağaç” olarak da bilinen sığla ağaçlarının, 65 milyon sene öncesi jeolojik devre kadar uzanan bir tür olduğunu ifade etti.

Duru, sığla ormanlarının Muğla’daki bin 511 hektar alanda yayılım gösterdiğini 2010 yılından günümüze yaklaşık 5 ton sığla yağı elde edildiğini vurgulayarak, 3 yılda bir ağaç kabuklarının sıkılması ile elde edilen sığla yağının kilogramının ihale ile Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 400 liraya satıldığını ifade etti.

Bölgeden alıcı firma aracılığı ile toptan alınan sığla yağının sanayi ve kozmetik endüstrindeki alanlarda kullanılması için satışının yapıldığını dile getiren Duru, “Sığla yağı mide ilaçları ve mide koruyucusu olan bazı ilaçların formülasyonlarında kullanılıyor. Ayrıca yurtdışındaki ilaç endüstrisi ve kozmetik ürünlerde fiksator (bağlayıcı) olarak kullanılıyor. Parfümeri endüstrinde de kokunun kalıcılığı için sığla yağına ihtiyaç duyuluyor.” dedi.

Duru, ürünün kilogram fiyatının 400 lira olsa dahi ilaç ya da kozmetik endüstriinde maliyetin yükseldiğini vurgulayarak bir kilogram sığla yağının 50 tonluk parfümü fikse edebileceğini, bu nedenle çok avantajlı olduğunu ifade etti.

“Hipokrat döneminden beri iyileştirici”

Bu endemik ağaç türünün yörede oldukça önemli bir orman ekosistemi oluşturduğuna işaret eden Duru, sığla yağının iltihap giderici ve dokuların hızla yenilenmesini sağladığını ifade etti. Bu nedenle yara iyileştirici olarak ve özellikle de mide rahatsızlıklarında civar halkı tarafından kullanıldığına işaret etti.

Duru, sığla yağının tıbbi kullanımının çok eski zamanlara dayandığını, ‘Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın ”aşk iksiri” ve parfüm olarak kullandığı da bilinen sığla yağının Hipokrat döneminden beri iyileştirici maksatla kullanıldığını ifade etti.

Duru, eski Mısırlılar’ın sığla yağını mumyalama işlemleri esnasında da kullandıklarını ifade etti.

“Anadolu’nun en eski ağaçları”

Sığla ağacının hem yapraklarının uçucu yağ içermesi hem de reçinesinden dolayı bulunduğu ortama aromatik koku salgıladığını vurgulayan Duru, “Sığla, 65 milyon senelik geçmişi olduğu bilinen ve Anadolu’nun en eski ağaçları olarak tanımlanan bir tıbbi bitkidir. Bu bitki uzun senelerden beri başta reçinesi (yağı) olamak üzere bazı hastalıkların tedavisinde toplum arasında yaygın olarak kullanılmıştır.” şeklinde konuştu.

Duru, özellikle tıbbi maksatlı kullanımı çok yaygın olan bu bitkinin reçinesinin, yapraklarının, gövdesinin, tohumlarının dökülen noktalarda kalan meyvelerinin tedavide kullanıldığını ifade etti.

“Sığla yağı laboratuvar ortamında araştırılıyor”

Ortama salgılanan sığla hoş kokusunın kimyevi içeriği ve tıbbi etkileri üstüne uzun süredir çalışma yaptıklarını vurgulayan Duru, şu şekilde devam etti:

“Özellikle Türkiyede senelerdir sığla yağı sağımı yapılmıştır. Sığla yağı ham olarak yurtdışına gönderilerek burda kozmetik sektörü ve ilaçların hazırlanmasında yardımcı madde olarak değerlendirilmiştir. Bizde sığla yağı ve sığla yapraklarından elde edilen bazı ürünlerin laboratuvar ortamında çeşitli hastalıklara karşı kullanılıp kullanılmayacağı konusunda araştırma yapıyoruz. Bununla alakalı projeler hazırlıyoruz.”

Sığla’nın yılardır Anadolu’nun şifa kaynağı olduğunu da vurgulayan Duru, şunları ifade etti:

“Hipokrat bunu tedavide şifa olarak önermiş ve yaşadığı dönemlerde özellikle sığla yağıyla mide ve sindirim hastalıklarıyla reçete önermiş, İbni Sina bugün tıp kitabında sığla yağından dile getirmekte ve onunla alakalı reçeteler vermektedir. Bu alanda çalışma yapan bir çok filozofun kaynaklarında sığla yağını görüyoruz. Sığla, hem kozmetikte güzellik iksiri hem de şifa olarak toplum arasındaki tedavide tamamlayıcı bir unsur. Bu yönü ile her iki açıdan da sığlanın zamanımızda modern tıpa kazandırılmasını ve ülkemize yüksek bir katma değer sağlamasını beklemekteyiz.”

Latince isminin karşılığı ”Güzel kokulu sıvı” olan sığla, ağaçlarının odunlaşmış gövdesi üstündeki balsam kanalları 3 yılda bir yaz mevsiminde yarılıyor. Uzunlamasına açılan yarıklardan ağacın güzel kokulu balsamı ve kabukları alınıyor.

Sığla yağı parfümeride, kozmetikte, sabunların, sakız ve tütün kokulandırılmasında ayrıca sinnamik asit, sinnamik alkol gibi kimyevi maddelerin doğal kaynağı olarak da kullanılıyor.

Sığla yağından su buharı destinasyonuyla elde edilen nötral uçucu yağ da bir çok kıymetli doğal esanslı parfümün bileşimine giriyor. Ağacın balsamı alınmış kabuklarıysa buhur adı ile dini tören ve benzeri seremonilerde, odalarda hoş koku yaysın diye tütsü olarak yakılıyor.

Farmakolojik olarak da geniş bir kullanım alanına sahip olan sığla yağının Avrupa’da 17. asırda ilaç olarak kullanılmaya başlandığı biliniyor.

Sığla ağacı, Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tehlike kategorilerine göre hazırlanan listede, ‘Doğada Orta Vadeli Gelecekte Yüksek Tehdit Altında Olan Türler’ kategorisinde yer aldı.

Ayrıca, 2001 senesinde Avrupa Orman Genetik Kaynakları Programı ‘Değerli Yapraklılar’ kategorisine alınarak Avrupa çapında korunacak bir tür olarak kabul edildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here